Kale Görülmeye Başladı

Türkiye’nin en büyük gölü olan Van gölünün altında gizli bir tarih yattığı ortaya çıktı.Yaşanan kuraklık ve sıcak havaların etkisiyle Van gölünün suları iyice çekilmeye başladı.Böylelikle suyun altında bulunan Osmanlı Kalesi gitgide kendini gösterme fırsatı buldu.521 yılında Sultan Kılıçarslan tarafından inşa ettirilen kale Osmanlı döneminde tamirat görerek kullanılmaya başlandığı bilinmektedir.Aynı zamanda Osmanlı Kalesi Evliya Çelebi’nin en önemli eserlerinden biri olan Seyhatname’de de yerini almıştır.Son zamanlarda büyük ilgi toplayan bu tarih kokulu yapı şimdilerde yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi odağı olmuş durumda.Tarihçiler bu yapının iyi bir restorasyon ile bölgede büyük bir turizm döngüsüne öncü olacağını savunmaktadır.Van gölünün eşsiz görüntüsünün ardından Mezopotamya’nın tarihi özelliklerinin bir arada buluşması Van-Erciş için gelecek günlerde güzellikler getireceğe benziyor
adana escort

‘TAYYİP’

Türkiye siyaset tarihinde ondan başka ön adıyla çağrılan başka bir devletli bilmiyoruz…
Atatürk var İnönü, Bayar, Menderes var, Ecevit, Demirel, Türkeş, Erbakan var… Çiller var Özal var… Hepsi de soy isimleriyle hafızalara kaydolmuş liderler… Bir tek o…
İçimizden birisigibi hissettiğimizden mi, kendi küçük hikayemizden onun küçük hikayesine uzanabilen benzerlikler bulduğumuz için mi, politikanın bahşettiği tüm dokunulmaz mesafelere rağmen, her seferinde dokunabileceğimiz birisi de bu yüzden mi, bilmiyorum…
İsmiyle hitap edilebilen tek lider.
Halkın, medyanın hatta muhaliflerinin de en az sevenleri kadar, içten, pazarlıksız, sahici bir şekilde ismiyle çağırabildiği bir lider… Sanki aynı mahalleden, aynı sokaktan çıkıp yetişmişsiniz gibi, sanki aynı liseden, aynı cami avlusundan, aynı berberden, aynı kahvehaneden, aynı çarşı pazardan geçmişsiniz gibi… Ortak hafıza, ortak hatıralardan neşet ediyor.
* * *
Onu bizle kader ortağı kılan “memleket” hikayesini önemsiyorum. Bu duygusal haritada, birbiriyle iç içe geçmiş küçük pek çok hatıranın, varolma gayretiyle karılmış harcından çelikten bir hafıza çıkıyor zira. Ki yeryüzüne has zaman kuvantumu nazarından bakacak olursak, pekala da kısa sayılabilecek 1000 yıllık gibi kısa bir özgeçmişte, hep yürüyüşlerimiz, hiç durmadan hep yürüyüşlerimiz kurmakta o varoluş belleğimizi…
Bizi diken üstünde kılan o hiç aklımızdan çıkmayan 1000 yıllık korkularımız… Terk etmek zorunda kaldığımız eski ve buzlu steplerde yaralı kalmış fitarihimiz… İtiraf etmesek de gizli gizli hep içimizde saklı “kızıl elma”larımız… Hz. Muhammed (s)aşkımız ve gurbet ateşini kalbimizden hiç kaldırmayan aziz Ehli Beytin hatırasıyla yoğurduğumuz İlayı Kelimetullah bilgisi… Kim, nerede ve ne zaman bu elbiseyi biçip de sırtımıza giydirdiyse “cihad- ı umumi” fedaisi olmaya raptedilmiş kişiliğimiz… Ve tabii bir türlü dertten beladan kurtulamayan garip başlarımız…

konya escort

Bir devir kapanıyor

Türkiye’de seçimler oluyor, süreçler yaşanıyor, art arda reformlar yapılıyor; bir ülke baştan ayağa değişiyor.
Referanslar, meşruiyet kavramları yenileniyor, tabular yıkılıyor. Yasaklar özgürlüklerle yer değiştiriyor, ülkenin flu renkleri netleşiyor.
Üstelik bütün bunlar kansız, darbesiz ve şiddetsiz oluyor. Pek az demokrasinin yaşayabileceği muazzam değişim yine demokrasi içinde adım adım gerçekleşiyor.
Düşünün… 10 yıl önce fikri, siyaseti, eğitimi, tarzı, tavrı düşman ve yasak olan Ekmeleddin İhsanoğlu gibi bir isim bugün o yasağın kaynağı olan parti tarafından ülkenin bir numaralı koltuğuna aday gösteriliyor. Değişimi anlatmak için başka örneğe gerek var mı? 2008 yılında bile parti kapatma sebebi sayılan ne varsa bugün siyasetin en tartışmasız meşruiyet kaynakları haline gelmiştir.
Türkiye böyle değişti işte… Muhafazakar, yenilikçi, demokrat ve siyasi kadrolar, toplumsal dinamik, daha fazla temel hak ve özgürlükle değişmez zannedilen sistemi ustaca değiştirdi. Kemalist çelik çekirdek toplumun ürettiği yüksek ateş karşısında dayanamayıp eridi. Vesayet kurumları birer birer mağlup edilerek tarihe gömüldü. Asker ve sivil bürokrasinin rolü küçüldü, jüristokratik güçler bastırıldı, medya ve sermaye kuşatması yarıldı. Yani, milli irade üzerinde ortaklık iddia eden cümle vesayet unsuru zaman içinde hak ettiği yere gönderildi. Kürt meselesinden Alevi açılımına, başörtüsü yasağından kadın-çocuk ayrımcılığına kadar ne kadar problem alanı varsa hepsine el atıldı. Ya çözüm bulundu ya da geri dönülmez bir çözüm iradesi ilan edildi. Düşünün, gerginliğin en yoğun olduğu şu günlerde, seçime gidilirken bile Kürt meselesinde çözüm için birkaç yıl önce hayal bile edilemeyecek kanun çıkartılıyor.
Neden o gün Yeni Türkiye demiştik?
13 Eylül 2012 günü, yani referandumun ertesi sabahı ülkenin gelecek perspektifine Yeni Türkiye adını yakıştırmamız ve hatta bunu gazetenin sloganı ilan etmemiz bundandır. Halk iradesi tahakkuk etmişti ve o sayede vesayet geri dönmeye ve değişim geri dönüşsüz bir iradeyle sistemin kendisi olmaya başlamıştı. O günden sonra da daha yeni ve daha demokrat bir ülke yolunda yürüyüş devam etti…
Şimdi ise Yeni Türkiye’nin final sahnesi kuruluyor.

konya escort

Türkeş‘e de gidecek mi?

Bana göre tek dezavantajı “düşük profilli” bir aday olması. Eleştirilecek en önemli yanı ise, sırf Erdoğan’ın önünü kesmek için Cumhurbaşkanlığı’na aday gösterilmesi.
Ne CHP’ye uyuyor, ne de MHP’ye.
Çünkü, Ekmeleddin İhsanoğlu her iki partinin de bugüne kadar savunduğu ya da savunur göründüğü görüşler çerçevesinde bir isim değil.
O yüzden biraz makyaja ihtiyacı var…
Bir süredir bu yapılmaya çalışılıyor!
Aslında sıkıntılı bir durum! Bir yanda CHP, diğer tarafta MHP. Üstüne bir de Haydar Baş’ın BTP’sini koyun. Bunlara ayrıca İhsanoğlu’na destek için yayınlanan mutabakat metnine imza veren DP ile DSP’yi ekleyin.
Öyle bir makyaj yapılmalı ki, İhsanoğlu ismi hepsine birden şirin gelsin!
CHP, üzerine düşeni yapıyor. Kılıçdaroğlu’nun “Tanındıkça CHP seçmeni tarafından da sevilecek” açıklamasının gereği yerine getiriliyor. İhsanoğlu, önce CHP Genel Merkezi’nde “Cumhuriyet ilkelerine sadık bir vatandaş olduğundan” bahsetti. “Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini” söyledi. Laiklik vurgusu yaptı.
Hatta, “Yakın çevrem bana Ekmel diye hitap eder” diyerek, ismindeki “din” bölümünü de çıkarttı!
Yetmedi, Hacıbektaş’a gitti; Alevi seçmene selam gönderdi. Madımak Faciasının yıldönümünde de gerekli mesaj verildi:
-Madımak Oteli bir ibret müzesi haline getirilsin.
Bu arada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu boş durmadı. Ekmel Bey’i Diyarbakır’dan omuzladı. CHP’nin açılıma genel olarak itirazının bulunmadığını belirtip, “İhsanoğlu da bu konuda gerekli açıklamaları yapacak” dedi.
***
DP ve DSP gibi partiler açısından zaten ortada bir problem yok. Son seçimlerde aldıkları oylar ortada. Onlar vitrini doldurdular. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun arkasında yer alan siyasi parti sayısını dörde yükselttiler.
BTP’ye gelince…
Genel Başkan Haydar Baş, orada zaten önemli bir figür. Tabanın yapısına bakıldığında ne derse o olur. Oy oranı da belli. Belli ki o kesimin büyük bölümü sandıkta Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy verecek. Etti beş parti.
SP ve ÖDP gibi oluşumlar ise “Bizim ilkelerimiz var” dediler. Kervanın dışında kalmayı tercih ettiler.

adana escort

“Üç cümlede üç yanlış”

Gençlerimiz, Ekmel Abi gibilerin ağzından, üç cümlede dört yanlışla öğrenmesinler, yaşanılan gerçekleri..
Yeni nesil bilmiyordur..
O günleri “Yine dindar insanlar üzerinden oyunlar tezgahlanıyor” diyerek, hukukçu-taze gazeteci sıfatı ile izlemiş, bire bir yaşamıştık..
Olanları aynen aktarayım..
Gençlerimiz, Ekmel Abi gibilerin ağzından, üç cümlede dört yanlışla öğrenmesinler, yaşanılan gerçekleri..
(Dün “Üç cümlede üç yanlış” dedim. Okurlarımız, gerek telefonla ve gerekse maille yolladıkları videolarla beni yalanladılar. Sivas olaylarını kaç yıl önce yaşandığını da bilmiyormuş, Ekmel Abi.. Önce, “31 yıl önce” demiş… Arkasından danışmanları düzeltmiş “21 yıl önce” diye.. Videoyu tümüyle izleyince, “Acaba diğer yanlışları niye düzeltmediler” şeklindeki soruya da cevap bulmuş olduk. Bakmışlar ki, adam gaf üstüne gaf kırıyor. “Neresini düzeltelim ki” dercesine, bırakmışlar, “Ne derse desin artık” anlamında “koyvermişler” Ekmel Abi’yi.. O da, “Bugün güzelliklerle dolu tarihimizin kara lekelerinden birinin yıldönümüdür” diye başlamış.. “Maalesef tarihimiz facialarla doludur” diyerek bitirmiş! )
Sivas olayları, Sivas’ta başlayıp, Sivas’ta bitmemiştir..
Öncesi vardır, Sivas olaylarının.
1993’e kadar haftalık olarak çıkan Aydınlık dergisi, ateist Aziz Nesin öncülüğünde, günlük olarak çıkmaya başlar..
“Size ne?” diyeceksiniz.
Doğru.. Bize ne?
Ama.. Ateist Aziz Nesin, kendi inançsızlığını, kendi dünyasında yaşamayı bırakıp, dindar insanlara hakaret etmeye kalkışınca..
Üç tane tiraj almak için, ucuz bir yol bulup, dünya genelinde o aylarda yaygın olarak tartışılan Salman Rüşdi’nin, İslam dinine, peygamberlere hakaret dolu “Şeytan Ayetleri” isimli kitabını, Türkçeye çevirip, gazetede yayınlamaya başlayınca..
Türkiye’de büyük gösteriler oldu..
İstanbul’da, o gazete ile bağlantılı yayınevi önünde büyük gösteriler yaşandı..
Ama üç tane gazete satmak için..
Ateist Aziz Nesin, ısrarını sürdürdü..
Paygamlerlere hakaret içerikli “Şeytan Ayetleri”ni yayınlamaya devam etti.
Öyle ki..
O zamanın sol kafaya mahkum yargıdaki yargıçlar bile.. Ateist Nesin’e prim vermedi, Şişli Sulh Ceza Mahkemesi, “Şeytan Ayetleri’nin çevirisinin bulunduğu Aydınlık nüshalarının toplatılması”na karar verdi..
Ateist Nesin, yangına körükle gitmeyi sürdürdü..
“Onlar toplatsınlar, ben yarın yine devamını yayınlayacağım” diyerek, tahriklerine devam etti..
Düşünebiliyor musunuz?

samsun escort

Çin 13 Uygur’u idam etti

ÇİN medyası, 13 Uygur’un bugün idam edildiğini bildirdi.
Çin’in resmi haber ajansı Xinhua, Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 13 kişinin idam cezasının bugün infaz edildiğini duyurdu. Xinhua tarafından akşam saatlerinde yayımlanan kısa haberde, söz konusu mahkumların terör ya da şiddet içeren suçlardan daha önce görülen 7 davada hüküm giydiği belirtildi. Şincan Uygur Bölgesi’nde bugün sona eren başka bir davada ise, başkent Pekin’deki Tiananmen Meydanı’nda geçen yıl gerçekleştirilen saldırı eyleminden dolayı 3 Uygur idama mahkum edildi. BBC’ye göre, Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde giderek artan tansiyon nedeniyle ülke çapında son bir yılda meydana gelen şiddet eylemlerinde en az 180 kişi yaşamını yitirdi.

gaziantep escort

Süphan Dağı’nda Ceset

BİTLİS’in Adilcevaz ilçesinde yaklaşık 2.5 ay önce kaybolan 84 yaşındaki M.Emin Emen’in canazesi Süphan Dağı eteğinde bulundu.
Adilcevaz ilçesine bağlı Aydınlar Beldesinde 2.5 ay önce sabah erken saatlerde evinden çıkan ve bir daha haber alınamayan M. Emin Emen’in cansız bedeni, bugün Süphan Dağı eteklerinde koyun otlatan çobanlar tarafından bulundu. Olayın emniyet güçlerine haber verilmesinin ardından cenaze, bulunduğu yerden alınarak Adilcevaz Devlet Hastanesi’ne kaldırılırıldı. M.Emin Emen’in oğlu Orhan Emen, “Yaklaşık 2,5 aydan beri gözümüze uyku girmiyordu. Hem üzüntülüyüz, hem de babamın ölüsünü de olsa bulmamız bizim için önemliydi” dedi. Emen, babasının kaybolması nedeniyle arama çalışmalarına katılan, başta güvenlik güçleri olmak üzere herkese teşekkür ettiğini belirtti. Konuyla alakalı olarak cumhuriyet savcılığı da soruşturma başlattı.,

gaziantep escort

Astım ve Koah

DEVA Holding’in astım ve KOAH tedavilerinde kullanılan ilaçlar için yeni inhaler tesisi, Çerkezköy’de açıldı.
DEVA Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Philipp Haas, ağırlıklı olarak iç piyasaya üretim yapacak fabrikadan ihracat yapmak için 40 ülkede ruhsatlandırma çalışmalarına başlandığını açıkladı.

DEVA, inhaler ürünlerde başta Afrika olmak üzere, Uzak Doğu, Balkanlar ve Orta Doğu ülkelerini kapsayan yaklaşık 15 ülkeyle, solid onkolitik ürünler için ABD, Yeni Zelanda ve Avrupa, Afrika ve Balkan ülkeleri yoğunlukta olmak üzere 20 ülkeyle ruhsatlandırma çalışmaları başlattı. İnhaler ürünlerin Avrupa ve ABD pazarına başvuruları için çalışmalar halen devam ediyor. DEVA’nın Avrupa Birliği GMP belgeli tesislerinde üretilen ilaçlar bugün dünyanın 18 ülkesine ihraç ediliyor ve 40’ın üzerinde ülkede ruhsatlandırma faaliyetleri devam ediyor.

Açılış töreninde konuşan DEVA Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Philipp Haas, yeni tesislerinin yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa ve Amerika’daki ruhsatlandırma koşullarını sağlayacak modernlikte tasarlandığını belirterek, “DEVA olarak faaliyete geçecek yeni tesisimizde astım ve KOAH hastalıklarının tedavisinde kullanılacak ürünler üreteceğiz” dedi.

Haas, DEVA ArGe’nin 170 bilim adamı çalışanı ile ilaç sektöründeki en büyük ArGe merkezi ve en büyük yatırım olduğunu aktarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni İnhaler tesisi, son 7 yılda gerçekleştirdiğimiz birçok projeden sadece biridir. Deva Holding, son 7 yılda yaklaşık 500 milyon lira yatırım yaptı. Şu an üzerinde durduğunuz alan Farmasötik konusunda Avrupa’nın son 10 yıldaki en büyük yatırımıdır. Ayrıca Türkiye’de bu alandaki en büyük doğrudan yabancı yatırımıdır. Bu sene bütün tesislerimiz Alman Sağlık Bakanlığı denetiminden başarıyla geçerek Avrupa Birliği onayını almıştır. Dünya çapında artan hava kirliliği nedeniyle solunum yolu hastalıklarında inhalasyon ürünlerine daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yeni inhaler tesisinde üreteceği ürünlerle artan ihtiyaca cevap vermek için hazır olcak.”

HEDEF ABD VE AVRUPA PAZARI

Yeni tesisin öncelikli olarak Türkiye pazarı için üretim yapacağının altını çizen Haas, “Tesisimiz aynı zamanda dünya pazarına ihraç edilecek ürün imalatına imkân veren mükemmeliyete de sahiptir” dedi.

Philipp Haas, yapılan tahminlere göre, dünya ilaç sektöründe İnhaler pazarının 2018 yılında yaklaşık 60 milyar dolara ulaşacağını ve yüzde 40’la en büyük talebin yine ABD’den geleceğinin altını çizerek asıl ihracat hedeflerinin ABD ve Avrupa pazarları olduğunu vurguladı.

TESİS HAKKINDA

Toplam maliyeti yaklaşık 15 milyon lira olan tesiste, astım ve KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) hastalıklarının tedavisinde kullanılacak ilaçlar üretilecek. DEVA’nın dünya standartlarındaki Çerkezköy İnhaler Tesislerinde 21 üretim personeli ve Inhaler ürün geliştirmelerinde 10 Ar-Ge personeli görev alacak. Yaklaşık 100 kişiye istihdam sağlanacak. 2013 yılında ihracatını yüzde 38 artıran DEVA, özellikle İnhaler gibi fark yaratan ürünlerin ihracatına başlamasıyla birlikte bu yıl daha da büyük bir ihracat artışı gerçekleştirmeyi hedefliyor.

malatya escort

Petrol fiyatları

KÜRESEL piyasalarda da, Irak’taki iç savaşın daha da yayılabileceği ve petrol ihracatını engelleyebileceği korkularıyla ham petrol fiyatlarında başlayan tırmanış devam ediyor.

Türkiye’nin de petrol fiyatlarında temel aldığı Brent ham petrolünün varil fiyatı yaklaşık yüzde 0.6 yükselişle 113.13 dolara, ABD hampetrolünün varil fiyatı da yaklaşık yüzde 0.5 yükselerek 107.4 dolar düzeyine çıktı.

Ekonomist Ateşan Aybars, Irak Şam İslam Devleti’nin (İŞID) Irak’taki ilerlemesinin “politik bir olay” olduğunu ve her yere uzandığını belirterek, “Jeopolitik gerginlik petrol fiyatlarına yukarı yönlü baskı yapıyor. Burada mesele arz yönlü problem. Irak, günde 3.5 milyon varil üretiyor, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) talep kapasitesi de aynı. Irak’ın petrol arzındaki olası kesinti arz-talep sorunu yaratır” dedi.

Aybars, İŞID’in Bağdat’a gitmesinin en kötü senaryo olduğuna dikkat çekerek, “Bağdat’a inmeye kalkarlarsa, bu ciddi olarak bir problem yaratabilir” dedi ve ekledi:

“Petrol fiyatlarında 10-15 dolarlık yukarı yönlü bir sıçrama söz konusu olabilir. İyi senaryoya göre ise Bağdat’a girmezler. Bu durumda 7-8 dolarlık bir düşüş olur ve bu jeopolitik gerginliğin köpüğü alınır. Ancak IŞİD’in Bağdat’a gitmesine pek kolay müsade edileceğini sanmıyorum. Özellikle ABD duyarsız kalmayacaktır. ABD’nin müdahalesi kendi çıkarlarından değil ama yüksek petrol fiyatlarının küresel ekonomiye bir darbe vuracak olması nedeniyle olur. Diğer taraftan, ABD’nin stratejik petrol rezervleri var, onları piyasa sürerese petrol fiyatları gümbür gümbür düşer.”

LİRA DEĞER KAYBEDİYOR

Dolar, Irak’taki gelişmelerin etkisiyle bugünkü işlemlere yaklaşık son iki ayın en yükseği olan 2.1395 liradan başladı ve kısa sürede 2.14 lirayı da aştı. Dolar, 2.1455 liraya kadar yükseldikten sonra, şu sıralarda 2.13 lira seviyelerinde bulunuyor. Euro da 2.89 lirayı aşıp 2.8992 liraya kadar çıkarak 2.90 lira sınırına dayandı. Euro şu sıralarda 2.8955 lira düzeyinde seyrediyor. Bu gelişmelere bağlı olarak, sabah saatlerinde yarı yarıya dolar ve eurodan oluşan döviz sepeti nin değeri de 2.52 seviyesini koruyor.

malatya escort

Başbakan’ın konvoyuna çakmak attı, gözaltına alındı

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın Karadeniz gezisinin son günündeki Trabzon programında konvoydaki koruma araçlarına çakmak attığı öne sürülen 29 yaşındaki Y.E.T., gözaltına alındı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü akşam saatlerinde Artvin’den helikopterle Trabzon’a geldi. Bostancı Mahallesi’nde, dünürü Sadık Albayrak’ın evinde konaklayan Başbakan Erdoğan, pazar günü saat 11.20 sıralarında evden ayrılarak Trabzon valiliğine giderken, 2 No’lu Bostancı Mahallesi Akif Saruhan Caddesi’ndeki bir apartmanın 4’üncü katından, konvoyda bulunan koruma araçlarının geçişi sırasında çakmak atıldığı görüldü. Araç ya da polislerde isabet etmeyen çakmak yere düştü. Bölgede görevli polislerin gözaltına aldığı Y.E.T., ifadesinin alınması ardından serbest bırakıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Fatih TURAN/ TRABZON,(DHA)-

kayseri escort